Hiç Olmayan Adam

Bugünlerde pek keyfim yok. Ufak tefek şeylerle mutlu olmayı becerebilen ben, artık iri yarı şeylerle bile mutlu olamıyorum. İnsanın yaşı ilerleyince hayalleri de bayatlamaya başlıyor haliyle. Gençliğinde hayalleri sayesinde yaşama tutunmayı becerebiliyor belki ama yaşlandıkça gerçekleştirebileceği hayallerin hızla tükendiğini, bazılarının ne kadar saçma şeyler olduğunu fark ediyor insan.

Yaşlandıkça ölümden daha çok korkmaya başladığı söylenir insanın gençken ona meydan okurken. Bende böyle bir durum yok, uzun yıllar yaşadım, kimileri iki nesil gördüğümü söylüyor, daha ne isteyecekmişim? Sanki ben istedim bu kadar uzun yaşamayı. Gençliğimden beri hiç doğmamış olmayı ne kadar çok diledim kim bilir. Yaşlılığın zor olduğunu söylüyor pek çok kişi, zor değil sadece şu karaciğerimdeki ağrı olmasa, bir de geceleri deliksiz bir uyku çekebilsem. Sıkıntılı rüyalarla kan ter içinde gecenin bir vakti uyanıp tekrar uykuya dalamamanın verdiği ızdırabı yaşamayan bilemez ve bu durumu ömrümün ikinci yarısında fazlasıyla yaşadım.

Rahatlıkla yalnız yaşayabilen bir insan oldum tüm ömrüm boyunca. Ama asla inzivaya çekilerek geçirdiğim bir hayatım olmadı. Çocukluğumdan beri kalabalık aile yemekleri, arkadaş toplantıları, doğa yürüyüşleri, ziyafetler ve pek çok etkinlik içinde yer aldım. Yaşlandıkça bunların sayıları azaldı ve belli bir zaman sonunda artık hiç gerçekleşmez oldular. Bu duruma üzüldüğüm söylenemez ama o günleri özlemle yad edeceğim de hiç aklıma gelmezdi.

Ömrümün bu son saatlerini metanet içinde karşılıyor olmanın şaşkınlığını yaşıyorum. Hayatımın toplamında ölümü ne kadar fazla düşündüm kim bilir? Ölüm beni korkutmuyor ama ölümümden sonra benim dışımdaki hayatın hiç bir şey olmamış gibi devam edeceği düşüncesi beni fazlasıyla ürkütüyor. Güneş doğacak, çocuklar neşe içinde evimin önünden geçecek, yan komşum köpeğiyle yürüyüşe çıkacak, evin içine giren güneş yine aynı saatte kütüphanemi aydınlatacak, akşam üzeri aynı sessizlik ve hüzün oturma odama hakim olacak… Ama ben olmayacağım.

Dünya üzerinden gelip geçmiş olacağım. Kimi zaman hayatlarımızın ne kadar önemli olduğunu düşünür, sanki hiç bitmeyecekmiş veya bittiğinde bile pek çok kişinin hatıralarında yaşayacağımız yanılgısına kapıldığımı şimdi fark ediyorum.

Beni bilen ve hatırlayan üç-beş kişi de bu dünyadan göçüp gittikten sonra hatıralarım bile kalmayacak, yaşamış olmamın hiç bir önemi olmadığı gibi hiçbir izi de bulunamayacak.

Show Comments